Bilimsel adı  Salvia officinalis olarak tanımlanan, yurdumuzda ise ada çayı olarak bilinen kendine has kokusu, aroması ve lezzeti bulunun ve faydalarını saymakla bitiremediğimiz, doğanın bize sunduğu sayısız nimetlerden bir tanesi.

Adaçayı yetiştiriciliği genel olarak sıcak bölgelerde gerçekleştirilmektedir. Kuraklığa ve susuzluğa dayanıklı bir bitki olmasına rağmen bazı durumlarda gölge istemektedir. Adaçayı yetiştirirken dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta adaçayı ekimi yapılan bölgede yabani otların üremesini engellemektir. Bunun için uygun ilaçlama yöntemleri uygulanmaktadır.

Adaçayı senede iki kere bitki açar. Sıcak ile temas etmiş yapraklar daha kaliteli olmaktadır. Ege bölgesinde yoğun olarak yetiştiriciliği yapılmakta olup yerel halkın bu bitki için kullandığı diğer bir isim acı elmadır. Distilasyon yöntemi ile bitkinin yağı çıkartılıp birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır.

Ada Çayının Faydaları

-Mide ve sindirim problemlerine hazımsızlığa iyi gelir.

-Gaz söktürücü özelliği bulunmaktadır.

-Demlendikten sonra soğutularak cilde uygulandığında siyah nokta, akne ,sivilce gibi cilt rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılabilir.

-Romatizma ağrılarını azalttığı bilinmektedir.

-İltihap oluşumunu engellediği, spazm azaltıcı özelliklerinin olduğu da bilinmektedir.

Ada Çayının Kullanılmaması Gereken Durumlar

-Açık yaralara temasa uygun değildir.

-Emzirme Döneminde annenin vücudundan sütü azaltmasından dolayı kullanılmaması gerekir.

– 6 yaşından küçük çocuklar için kullanıma uygun değildir.

-Çok fazla miktarda tüketildiğinde kan basıncını yükselttiği, karaciğer ve sinir sistemine zarar verdiği bilinen bazı ada çayı türlerinin, günde 3 fincandan fazla tüketilmemesi önerilir.

-Diyabet, Alzheimer ve nöbetleri durdurmaya yönelik olarak alınan ilaçlarla birlikte tüketilmemelidir.

DİKKAT

‘Herkese iyi gelen, size zarar verebilir.’ Bitkisel ürünlerin kullanımı sınırlı miktarda olmalıdır. Şüphelendiğiniz bir durumda en yakın hekime başvuru yapmanız gerekmektedir.